Fal Bak

10 Fal Bak 7 Fal Bak 3 Fal Bak 1 Fal Bak

burc kahve kure baci
atesfali1 Fal Bak niyet Fal Bak aşk uyumu1 Fal Bak ask fali1 Fal Bak

su falı2 Fal Bak aşk ölçer1 Fal Bak çiçek falı1 Fal Bak el falı Fal Bak

papatya falı1 Fal Bak saç falı Fal Bak zar falı Fal Bak kahve falı Fal Bak
10 7 3 1
7 3 ask yil

 

İnsanlık var olduğundan beri fal ve falcılığa olan merak insanoğlunu cezbetmiş ve bitmek bilmeyen insan oğlunun, gelecekten haber alma merakı sayesinde ilgi çekiciliğini ve gizemini korumuştur. Yüzyıllardan bugüne süre gelen bir çok medeniyet bir çok kültür gelecekten haber almak adına çok çeşitli fal türleri icat etmiş ve bu konu üzerinde yüzyıllardan beri süre gelen ciddi çalışmalar yapmıştır. Bunların en başında gelen fal türleri, tarot falı, isim falı, yıldız name, burçlar ve astrolojik tahminlerdir.

 

Fakat tüm fal türleri içinde tarot falını ayrı düşünmek gerek, çünkü tarot sadece bir fal değil geçmişi 14. yüzyıla kadar dayanan bir kehanet türüdür. Kısaca açıklamak gerekirse bir tarot destesinde 78 kart bulunur ve bu 78 kartın çeşitli açma yöntemleri ile çıkan kartların yorumlanması esasına dayanır ve dünyada inananı çoktur.

 

Biz falbak.biz.tr olarak asla hiç bir fal bakma metodunu gerçek sonuçları olabileceğine inanmıyoruz sitemiz üzerinde sizlere sunduğumuz fal oyunları tamami ile eğlence amaçlı ve siz değerli kullanıcılarımıza hoşça vakit geçirtebilmek için tasarlanmış fal oyunlarıdır. Zaten 21. yüzyılda böyle hurafelere inanan kimseninde kaldığını düşünmüyoruz o yüzden kullanıcılarımıza bu önemli noktayı israrla hatırlatmayı bir borç biliriz.

 

Astroloji ise tüm fal türlerinden ayrı olarak ele alınması gereken bir bilim türüdür, hatta hal hazırda dünyanın bir çok yerinde bir çok önemli ve saygın üniversitelerinde astroloji bilimi ve gezegenlerin insanlar üzerindeki etkilerini araştıran bir çok bölüm bulunmakta. Bu yüzden astroloji bilimi gezegenleri ve burçları tüm fal türlerinden ayrıca değerlendirmekte ve farklı bir bakış açısı ile yaklaşmakta yarar görüyoruz.

 

Peki bu fal ve falcılık nasıl ortaya çıktı ve kökeni nereye dayanır?

 

Elimizde bulunan tarihi bilgilere göre, insanoğlunun ilk dinî telâkki ve anlayışı hakkında hükümde bulunmak oldukça zordur. Dinler tarihi alanındaki gelişmeler neticesinde, ilkel inanışlarda milâttan önceki dönemlerde putperestlik ve tabiat olaylarına tapıcılığın yaygın olduğu toplumlarda falcılığın da yaygın olduğu görülmektedir.

 

Çin, Mısır, Yunanistan bu bölgelerin başında gelmektedir.

 

Cinleri yardım için çağırma gücüne sahip olduklarına ve bazı gizli güçleri diledikleri gibi kullanabileceklerine inanan Babilliler, bu yönleriyle Mısır medeniyeti üzerinde de çok büyük izler bırakmışlardır. Babil’den kalan falcılığı ve sihirbazlığı daha da ileri götüren Mısırlılar pek çok meseleyi büyüyle halletmeye çalışıyor, gözbağcılık yapıyor ve hemen her hususta illüzyona başvuruyorlardı. Eski Mısır, dünyalarını yalan üzerine bina eden gözbağcı sihirbazlarla, onları bu işe sevk eden mütekebbir Firavunların hâkimiyetindeydi. Bilhassa Mısır’da falcılık çoğunlukla sihirle iç içedir. Gökteki cisimlerin davranışlarından mana çıkararak, falı yönlendirmek neticesinde ahkamu’nnücüm (astroloji) adında bir ilim dalı da gelişmiştir.

 

Bazı dinlerde din adamlarının aynı zamanda kâhinlik de yaptıklarını bugün bazı belgeler ortaya koymaktadır. Falın en eski menşei muhtemelen Mezopotamya’dır.

 

İslâmiyet’ten önce Arap toplumunda fal yaygındı. Cahiliye devri Araplarında diğer milletlerde olduğu gibi fal bakıcılık ve kehânet ile karışmış bir şekilde varlığını sürdürüyordu. Fal, Cahiliye Araplarmca bir ilim mahiyetinde görülürdü. Hele bazı nevileri âdeta bir ihtisas sayılır, hatta bazı kabile erkânına inhisar ederdi. Gerçekten de içki, kumar, anıt taşları ve fal okları Cahiliye hayatının en önemli özelliklerini oluşturuyor ve toplumun köklü gelenekleri arasında yer alıyordu. Pratik uygulamaları ve bu toplumun en önemli geleneklerini, alışkanlıklarını oluşturması açısından birbiri ile köklü bağları bulunan bir demeti teşkil ediyordu.

 

Cahiliye Arap toplumunda kâhin ve arrafların çok önemli yerleri ve fonksiyonları vardı. Kehânet ve irafet, bazı farklılıklar olsa bile, gaipten haber vermeye dayanır. İki davacı bir kâhini hakem kabul edip başvursa kâhin, kur’a okları çekmek suretiyle onların müşkillerini hallederdi. Herhangi bir kimse yel girmesinden veya baş ağrısından hasta olsa kâhine başvurduğunda kâhin onu efsunla, yani bir şeyler okuyup üfleyerek tedavi ederdi.